Çatlak Tedavisinde Etkili Yöntemler

İleri teknolojiler, tedavisi en zor estetik sorunlardan biri olan çatlaklarda da optimum sonuçlar sunuyor. Karın, bacaklar, hatta göğüs dekoltesinin çekiciliğine gölge düşüren bu probleme karşı en etkili sistemleri keşfetmeye hazır mısınız?

Dilerseniz önce çatlak probleminin ardındaki mekanizmaya bir göz atalım. Cilde elastikiyetini veren elastin denen bir proteindir. Cildin esnemesine ardından yeniden eski haline dönmesini sağlayan işte bu protein, yani elastin lifleridir. Bu liflerin hasar görmesi çatlak oluşumuna temel oluşturur. Diğer önemli bir faktör de çatlak oluşumunu tetikleyen bazı hormonlardır. Ergenlik dönemi, hamilelik gibi vücutta hormonal aktivitenin en yoğun olduğu zamanlar çatlak oluşumunun en çok görüldüğü dönemlerdir. Hormonların tetikleyici gücüne, alınan kilolarla birlikte cildin fazla gerilmesi gibi önemli bir faktör de eklenince ortaya müdahale etmesi en zor estetik problemlerden biri çıkar. Bazen, doğum kontrol hapı kullanmak bile çatlak oluşumu için yeterlidir.
Maalesef kremler, vücut yağları vücudunuzdaki bu istenmeyen izlerin önüne geçmek konusunda pek bir işe yaramıyor. Ama bu çatlak oluşumunu önlemekte bazı önlemler alamayacağınız anlamına gelmiyor. Mesela kilo almamaya özen gösterebilirsiniz-tabii hamilelik söz konusu olduğunda bu mümkün değil. Özellikle hızlı alınan kilolar cildin kısa bir zaman dilimi içinde çok fazla gerilmesine neden oluyor, yani cildiniz vücudunuzdaki bu genişlemenin hızına yetişemiyor.

Etkili Tedaviler
Çok değil bundan 10-15 sene önce çatlakların görümünü hafifletmekte konusunda etkili olan bir tedavi yoktu. Neyse ki bugün, kısa süre öncesine kadar anti-aging teknolojilerin yetersiz kaldığı bu estetik soruna karşı gerçekten işe yarayan sistemlere sahibiz. Yani artık çatlakların renginin hafiflemesini, derinliklerinin azalmasını sağlayan, başarı oranları % 80’lere kadar çıkan etkili teknolojilere sahibiz. Bunlardan ilki 2006 yılında geliştirilen, iki sene sonra da medikal estetik alanında kullanılmaya başlayan Biodermogenesi, diğeri ise anti-aging teknolojiler arasındaki yerini 2016 yılında alan Icon lazerdir.
Bu tedavilerden hangisinin sizin için daha uygun olduğu, hangisinden daha fazla fayda sağlayacağınız, konsültasyon sonrasında anti-aging uzmanınız tarafından belirlenecektir.
Çatlak tedavisinden alınacak sonuçların başarısında ve uygulanacak tedavinin kaç seans yapılması gerektiğinde belirleyici bir faktör daha var: Çatlaklarınızın oluşma zamanı. Çatlaklar ne kadar yeniyse, tedavinin sonuçları da o kadar başarılı olur. Yani, çatlakların oluşmasının üstünden ne kadar çok zaman geçtiyse tedavi etmek de o kadar zorlaşır. İlk oluştuklarında beyazımsı bir rengi olan çatlakların rengi yıllarla birlikte koyulaşmaya, kırmızımsı morumsa bir renge dönüşmeye başlar. Çatlakların rengi iyice koyulaşmadan etkin bir tedaviye başlamak, tedaviden daha başarılı sonuçlar alınmasını kolaylaştırır.

Biodermogenesi Teknolojisi
Biodermogenesi sistemine kadar çatlak tedavilerinde etkili bir teknoloji yoktu. Yani, Biodermogenesi pek çok kadının şikayetçi olduğu bu estetik probleme karşı geliştirilmiş gerçekten işe yarayan ilk teknolojidir. Etkinliği 10 yıldan uzun bir süredir tüm dünyada yapılan binlerce uygulamayla ve klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Etki mekanizmaları: Cildi yeniden yapılandıran sistem, uygulama yapılan bölgedeki cildi yenileyerek, kan dolaşımını ve oksijen seviyesini artırarak çatlakların görünümünün hafiflemesini sağlar. Sistemin etkinliği üzerine yapılan çalışmalarda, tedaviden sadece 2 gün sonra ciltteki kolajen ve elastin üretiminin, kan dolaşımının önemli oranda arttığı gözlenmiştir.
İşlem sırasında: Yaklaşık 30 dakika süren tedavide ilk olarak peeling ile uygulama yapılacak bölge ölü derilerden arındırılır. Sistemin manyetik alan terapisi ile hücrelere rejenerasyon için gerekli besinler veriliyor. Pozitif akımla bu besinlerin verilmesinden sonra negatif akımla hücreler toksinlerden arındırılıyor. Seanslar ilerledikçe çatlakların rengi açılmaya, daha az belirgin hale gelmeye başlıyorlar.
Tedavi protokolü: Çatlakların oluşma zamanına göre oluşturulur. 10 seneden eski çatlaklarda ortalama 30 seanslık bir tedavi uygulanırken, daha yeni çatlaklarda ise genelde 20 seanslık bir tedavi yeterlidir. Seans sıklığı ise haftada ikidir.
İyileşme süreci: Biodermogenesi çatlakların görünümünü hafifletirken bunu cilde herhangi bir zarar vermeden yapar. İşlem sonrasında sosyal hayatınıza hemen geri dönebilirsiniz.
Mevsim kısıtlaması: Yok. Biodermogenesi dört mevsim uygulanabilen bir tedavidir.

Icon Lazer Teknolojisi
Icon, yenilikçi teknolojilerle fraksiyonel lazerin mükemmelleştirilmiş bir birleşimi olan bir lazer sistemidir. Patentli teknolojiler sayesinde cildin alt katmanlarına yüksek enerji iletilmesini sağlayan sistem, cilt altında ısı kanalları oluşturarak etki eder. Cilt yüzeyine zarar vermeden, cilt altında yaratılan bu ısı kanalları vücut tarafından bir travma olarak algılanır ve onarma mekanizmaları devreye girer. Cildin daha fazla kolajen ve elastin üretmesini sağlayan bu etkin onarım süreci Icon lazer teknolojisini, cilt gençleştirme, skar ve çatlak tedavilerinde ayrıcalıklı bir yere taşıyor.
Etki mekanizmaları: Çatlak tedavisinde etkili sonuçlar almayı mümkün kılan Icon lazer teknolojisi, cildin onarım mekanizmalarını devreye sokarak çatlakların görünümünün hafiflemesini, renginin açılmasını cilt yüzeyinin pürüzsüzleşmesini sağlar. Yani, cilt altında yaratılan ısı hasarı, çatlakların hafiflemesini sağlayan bir onarım sürecini tetikler.
İşlem sırasında: Uygulama esnasında hafif bir yanma hissi duyulması normaldir ama bu tolere edilmeyecek boyutta değildir.
Tedavi protokolü: Üç-dört hafta arayla 3-6 seans uygulanır. Konsültasyon sonrasında çatlağın durumuna göre birkaç ek seans daha uygulanabilir.
İyileşme süreci: Icon lazer tedavisinden sonra uygulama yapılan bölgede kızarıklık, ödem ve hafif bir kabuklanma görülmesi normaldir. Bu etkiler sizi sosyal yaşamınızdan uzaklaştıracak boyutta değildir ve bir hafta içinde tamamen geçerler.
Mevsim kısıtlaması: Icon lazer sistemi yaz ayları için uygun bir tedavi değildir. İşlem sonrasında hafifte olsa bir kabuklanmanın oluşması cildin güneşe hassasiyetini artırabilir.

Hemen Doktorunuza Sorun