Ne Kadar Simetriksen O Kadar Güzelsin

Ne Kadar Simetriksen Genelde pek bilinmez, ama simetrik bir yüz güzelliğin, çekiciliğin olmazsa olmazıdır.  Bazen gençlik yıllarında simetrik olan bir yüz yıllarla birlikte bunu kaybeder, bazen de bu simetri hiç yoktur… Doğru müdahaleler ve minik dokunuşlarla bu simetriyi yaratmak mümkün. İki tarafı da simetrik olan bir yüzün görünümüzde nasıl bir fark yaratacağına inanamayacaksınız!

Simetri, esasen bilinçaltıdır ve görmezden gelinemez. Son zamanlarda mutsuz görünüme sahip olan çok hasta görüyorum; fakat henüz sorunun tam olarak ne olduğunu anlatamıyorlar . “Doktor, güzel görünmüyorum, nedenini de  bilmiyorum ve sadece sol tarafımdan fotoğraf çektiyorum.” gibi şikayetlerle geliyorlar ve muayenede, bu belirsiz şikâyetlerin nedeninin ancak profesyonel bir gözün fark edebileceği şekilde yüzün bir kısmında oluşan hafif bir asimetriden kaynaklandığını anlatıyorum. Gerçekten ilginç olan şeyse, hastalarıma yüz asimetrisi teşhisi koyulamayışıdır.

Yüz asimetrileri, embriyonik gelişimin başlarında, gebeliğin özellikle ilk trimester döneminde gelişmeye başlar. Bu, embriyoda yüzün her iki tarafının bir araya geldiği dönemdir. Asimetri, bu kritik gelişme döneminde değişkendir. Ve gelişimi orada bitmez. Dış etkenlere bağlı olarak simetri ömür boyunca değişkenlik gösterir. Görsel çalışmalar, insan yüzünün simetrik hale getirilerek daha çekici ve güzel bir görünüme ulaştırılabileceğini fark ettirmiştir.

İlginçtir ki aktris Cate Blanchett’in film yıldızları arasında yüksek simetri derecelerinden birine sahip olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde Charlize Theron da bu simetriye birebir uyan aktrislerdendir; ben uygulamalarımda, küçük yüz asimetrilerini düzeltmek için sık sık hyaluronik asit dolgu kullanıyorum. Dolgular, küçük hileler sayesinde harikalar yaratabilir. Örneğin çökmüş bir elmacık kemiğini doldurarak daha genç ve güzel bir görünüm elde edilebilir.

Sık olarak kullandığım bir başka faydalı araç da Botox’tur. Botox, bize eşit olmayan kaşları düzeltmek ve kaş yüksekliğini ayarlamak için imkan verir veya çenede fazla olan masseter kas boyutunu azaltarak çeneyi daha şekilli hale getirme olanağı sunar. Tabii ki, enjeksiyonlar, bazen sadece bu kadar yapabilir; başka bir değişle enjeksiyonlarla yapılacaklar sınırlıdır. Çünkü daha ciddi sorunlarda plastik cerrah olan arkadaşlarıma danışmam gerekebiliyor. 

Genç yüzün sırın: Yanaklar

Yaşla birlikte, yanaklarımız hacim kaybeder çünkü yerçekimine karşı koyamaz ve sarkarlar. Bu durum beraberinde başka problemlere de neden olabilir. Ama en belirgin olanı yorgun ve halsiz görünüme neden olan oyuk yanaklardır. Aynı zamanda yanakların iki tarafında çirkin çizgiler de yüzde bir gölgeye neden olabilir. Bu durumda koyu olan göz çevresi çok daha fazla kararır. Yanaklardaki hacim kaybı nedeniyle ne kadar uyursak uyuyalım yine de yorgun, bitkin ve cansız görünürüz. Hastalanma her zaman yüzlerinde yaşlarını en fazla ele veren bölgelerin yanakları olduğunu söylerim. Dolgun yanaklar kadınlık ve gençlikle doğnı ilişkilidir. Daha çok Asyalı kadınlara özgü olan yuvarlak ve dolgun yani elma yanaklar her zaman en çok istenilen olmuştur. Buna karşılık, erkek yanakları genellikle düzdür.

Hacmin geri kazandırılması

Bazı dolgular tanımlanırken bunun 10 yaş daha genç ve taze bir görünüm için en etkin, en verimli ve en maliyetsiz yol olduğu ifade ediliyor. Dolgu maddeleri genellikle yanak sarkması sorununu çözmek için kullanılan tek yol. Lazerle sıkılaştırma uygulamasını tercih edebilirsiniz ama eski görünümüne kavuşmak, isteyen hastalanın bu uygulamadan sonra yanaklarının hâlâ dolgunlaşmaya ihtiyacı olduğunu fark edilebilir. Pek çok ünlü 40 yaşını geçmiş olmasına rağmen nasıl oluyor da hâlâ bu kadar genç ve canlı görünebiliyor diye merak ediyorsanız bunun sim yanaklara özel olarak uygulanan dolgu maddelerinde saklı.

Hastalarım çoğu zaman, yorgun görünüyorum ya da göz halkalarım gittikçe koyulaşıyor şikâyetiyle geliyorlar. Pek çoğu bunun sarkmış ve hacmi azaldığı için sönmüş yanaklarından kaynaklandığının farkında değil. Hastalarımda yanaklardan sadece birinde dolgu işlemini bitirip ellerine aynayı verdikten sonra aldığım sonuçlar çok çarpıcı. Tüm uygulamalarda olduğu gibi, burda da yeterli ölçü en doğru anahtar. Biz sadece kaybolan hacmi geri kazandırmak istiyoruz. Çok fazlası sizi bir sincap gibi gösterebilir. Doğru şekilde yapılırsa, sonuçlar size uygulamanın yapıldığını unutturacak kadar doğal olacaktır.

Gülümsemede Fark Yaratan Unsur

Şimdi gelelim en çok tartışılan konuya; dudak hacimlendirmesi… Şimdi ben burda dudak dolgusundan bahsedince, siz de hemen tepki verip yanaktan sonra bir de dudak dolgusu yaptırdık mı, herkes artık estetikli olduğumuzu anlayacaktır diyebilirsiniz. O zaman gelin gerçeklere ve araştırmalara bakalım: Angelina Jolie ve Megan Fox seksi ve dolgun dudakları sayesinde daha çekici ve güzel bir görünüme sahip. Kadınlar üzerinde yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bir kadın cansız saçları ve kırışık cildi ile diğer bazı yaşlanma belirtilerine sahip olsa bile dolgun dudaklarla genç görünebilir. Benim görüşüme göre mükemmel dudak, belirlenmiş dudak çizgisi ve kalkık dudak köşeleri ile dolgun ve yumuşak olandır. Alt dudağın üst dudak yüksekliğine oranı yaklaşık 1:04-1:06 olmalıdır. Burundan aşağı, üst dudağa doğru inen iki dikey çizgi belirgin ve görünür olmalıdır. Alt dudak konturüne orta ya da az hacimde volum ile bir dambıl şekli verilerek her iki taraf da simetrik olmalıdır.

Maalesef 30 yaşından sonra dudaklarımız incelmeye başlar. Zamanla dudakların hacmi azalır, konturu kaybolur ve dudak açısı aşağıya doğru düşmeye başlayarak kişiye üzgün bir görünüm verir. Genetik faktörler dudakların incelmesinde büyük bir rol oynarken, sigara tüketimi, stres ve güneşin zararlı etkileri de dudakların incelmesini hızlandırmaktadır. Uygun bir teknik kullanarak hyalüranik asit dolgu maddeleriyle yukarıda tarif edilen mükemmel dudakları elde etmek mümkündür. Hyaluronik asit dolgu maddeleri, hidrasyonu arttırır, dudak yüzeyini pürüzsüz hale getirir, yüze hoş ve genç bir görünüm kazandırır. Birçok kişi dolgu maddelerinin dudaklarda doğal olmayan ve şişmiş bir görünüme neden olduğu izlenimine sahiptir; ama aslında bu büyük bir yanılgıdır.

Şahsen ben hastalarıma dolgu uygulamasını, ihtiyaçları kadar yaparak bu tarz istenmeyen sonuçların da önüne geçmiş oluyorum. Doğru teknik sayesinde dudaklar istenenden daha fazla dolgun hale gelmediği için en ideal sonuçlara ulaşmak ve hastanın beklentisini karşılamak da mümkün oluyor. Çok ilginçtir ama erkekler de artık dudak dolgunlaştırmayı keşfetti. İyi tanımlanmış, dolgun dudaklar, dürüstlüğü, sadakati ve samimiyeti ifade etmesi dolayısıyla cinsiyet ayırt etmeden daha genç ve dinamik bir görüntünün simgesi haline geldi.

Hemen Doktorunuza Sorun