Kusursuz Bir Profil İçin
Yüzle uyumlu, dengeli bir profil estetik bir görünüm yaratır. Yaşla beraber değişen yüz hatlarıyla birlikte profil de değişir, bazı kişilerde ise sorun yüzün doğal yapısından kaynaklanır. Her koşulda küçük dokunuşlarla daha çekici bir profile kavuşmak mümkün…
Aynaya baktığınızda yüzünüzü önden gördüğünüz için genelde aynadaki yansımanızda gördüğünüze, sizi rahatsız eden şeylere odaklanırsınız. Peki ya profiliniz nasıl görünüyor? Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş “Maalesef yüzün yandan nasıl göründüğü, yan profilin güzelliğe, çekiciliğe katkısı hep göz ardı edilir,” diyor.
Peki yüz güzelliğini destekleyen, çekici bir yan profil nasıl olmalı? Karataş, işin sırrının dengeli hatlar olduğunu söylüyor. “Denge, çekici bir profilin anahtarıdır. Alın, yüzün orta kısmı ve çene arasında bir uyum, bir denge olmalı. Hatlar dengesizse ve bir özellik diğerlerine göre baskınsa, bu profilin kötü görünmesine neden olur. Zayıf bir çene ya da arkaya eğimli bir alın, burnun çok baskın görünmesine ve bir dengesizlik oluşmasına sebep olur. Çok baskın duran hatları genişletmek ya da azaltmak yüzdeki dengeyi sağlamaya yardımcı olacaktır.”
Yaşın ilerlemesi ile yüzümüz yaşlanıyor. Yüze cepheden bakıldığında görünen değişiklikler, profilde de değişimlere neden oluyor. Yanaklardaki belirginliğin azalması, alnın düzleşmesi, gözaltlarında çukurlaşma ve torbalanma, kaşların sarkması, ağız kenarında oluşan çizgiler, çene ve boyundaki sarkmalar, burun ucunun düşmesi ve şakaklardaki çökmeler, burun kemerinin daha da belirginleşmesinden kemik kaybı yüzünden oluşan doku değişimlerine kadar bütün her şey profilinizi de etkileyecektir.
Dengeli Profilin Sırrı: Güçlü Bir Çene
Geride duran, küçük bir çene kadar profili bozan bir şey yoktur. Çeneniz yapısal olarak geride olabilir ya da yaşla beraber değişebilir ve gençliğinizdeki dengeli görünümünü kaybedebilir. Mesela yaş ilerledikçe kemiklerde yaşanan doku kaybının çenenizi de etkileyeceğini biliyor musunuz? Peki çeneden kaynaklanan bir sorun olduğunda yan profil nasıl düzeltilir?
- Ufak bir dokunuş büyük fark yaratır: Mustafa Karataş “Ufak bir çene profilin bütün dengesini bozabilir ve bu son derece yaygın bir problemdir. Ayrıca en dengeli, orantılı yüzler bile yaşlanma sürecine yenik düşerek yaşla beraber kemik yoğunluğunun, yüzdeki hacmin azalması ile çene geriye doğru gidebilir. Bu da çekici bir profilin en büyük düşmanıdır, bu estetik sorunun çeneye yapılacak dolgu enjeksiyonu ile çözülebilir. Hastalar, çenelerine yapılacak ufak bir dokunuşun görüntülerinde büyük bir fark yaratabileceğini farkında değildir. Çene dolgusu sonrası profil çok daha çekici, genç bir görünüme kavuşur.”
- Yüzün çatısı: Dilerseniz, yaşla beraber küçülen çene kemiğinin yüzde yarattığı etkiye daha detaylı bir şekilde bakalım. Yanaklar ve çene yüksek kemik yoğunlukları ile yüzün çatısı görevini görürler. “Biraz önce de belirttiğim gibi yaşla beraber vücuttaki tüm kemikler gibi bunlar da erimeye, yoğunluklarını kaybetmeye başlar. Çene küçüldükçe yüzdeki yumuşak dokuyu eskisi gibi destekleyemez olur. Bu da alt çenenin altındaki bölgenin, yani gıdının ve boynun üst bölümünün sarkmasına neden olur. Çeneye yapılacak dolgu yaşla beraber yüzün bozulan dengesini ve yumuşak doku kaybını yeniden yaratmak için mükemmel bir çözümdür. “Hastalar genelde bir sorun olduğunu fark etseler bile, sorunun tam olarak ne olduğunu anlayamazlar. Doğuştan çenesi geride olan hastalarda da dolgu uygulaması kullanıyorum. Sonuçlar son derece çarpıcı oluyor. Ama daha yaşlılarda sadece çene bölgesine yapılacak hyaluronik asit bazlı dolgu maddesi yeterli olmuyor. Bunun yanında sarkan gıdıya, hacmini kaybetmiş yanaklara da müdahale etmek gerekiyor.”
- Dengeli bir çenenin anatomisi: Mustafa Karataş çenenin 95 derece açı verecek şekilde, hafifçe dışarıda olması gerektiğini söylüyor. “Yaş ilerledikçe boyun ve çene arasındaki açı, ayrılan kaslar ve yağlanan doku nedeniyle belirginliğini kaybeder. Çene altına EmFace gibi hem kas dokusunu sıkılaştıran hem de cildin elastikiyetini artıran bir teknoloji uygulayarak, çene ve genel olarak yüz profilinde önemli bir iyileşme elde ediyorum.” Karataş içeride kalan çenelerdeki bir diğer sorunun da çene hizasında ve altında dolgun görünüme neden olan yağ fazlasının bulunması olduğunu söylüyor. “Böyle durumlarda çeneye dolgu yaparken çene altına da CoolSculpting ile yağ dokusunu gideren bir tedavi uyguluyorum.”
Yanakları Unutmayın!
Çekici bir yan profil nasıl olmalıdır? Bu soruyu yanıtlarken yanakları unutmamakta fayda var. İçi boşalmış, aşağı doğru meyletmiş yanaklar da profilinizin çekiciliğine darbe vurur. Karataş “Yaşla birlikte, yanaklar da yerçekimine karşı koyamayarak sarkar ve dolgunluğunu kaybeder,” diyor. “Bu, kişinin yorgun ve halsiz görünmesine neden olur ve yanakların her iki tarafında çizgilerin oluşmasına yol açar. Bu çizgiler yüzde gölgeler oluşmasına neden olur - ayrıca göz çevresi normalde de koyu renk olanlar gözlerinin daha da karanlık bir görünüm aldığını fark ederler.”
Yanaklardaki hacim kaybı ne kadar dinlenmiş olursanız olun, ne kadar uyursanız uyuyun yine de yorgun ve bitkin görünmenize neden olur. Dolgun yanaklar ise yüze genç ve kadınsı bir ifade verirken hem de profilinizin dengeli olmasını sağlar. Karataş yanaklardaki çöküklüğün profil üstünde son derece olumsuz bir etkiye sahip olduğunun altını çiziyor. “Yanak çıkıntısında yapılacak hafif bir iyileştirme bile profilinizi önemli ölçüde değiştirecektir. Dolgu enjeksiyonu ile yanaklarda da son derece güzel sonuçlar yaratıyor hem yüzü hem de profili daha çekici kılıyor.”
Dudakların Önemi
Maalesef 30’lu yaşlardan sonra dudaklarımız incelmeye başlar. Zamanla dudakların hacmi azalır, konturu kaybolur ve dudak açısı aşağıya doğru düşmeye başlayarak kişiye üzgün bir görünüm verir. Genetik faktörler dudakların incelmesinde büyük bir rol oynarken, sigara tüketimi, stres ve güneşin zararlı etkileri de dudakların incelmesini hızlandırır.
Dr. Mustafa Karataş genç görünümlü bir profilde alt dudağın çeneyle aynı hizada, çene kadar dışarı çıkık olması gerektiğini söylüyor. “Dolgular dudakları hafifçe belirginleştirerek dolgunluk verir. Dudakların dolgun olduğu durumlarda burun da daha küçük duracaktır. Dudaklara hyalüronik asit bazlı dolgu maddeleriyle yapılacak enjeksiyonlar ile profil ile uyumlu, mükemmel dudakları elde etmek mümkün.”
-
Yaşlanma belirtilerinin erken fark edildiği yerlerden biri boyun bölgesidir. Boyun cildinin inceliği, doğal yaşlanma süreci ve çevresel faktörler bir araya gelerek kusurs...
-
Yüzünüzdeki yaşlanma belirtileriyle savaşmada en etkili tedavilerin başında lazer teknolojileri geliyor. Yeni nesil lazer sistemleri kırışıklıklardan elastikiyet kaybına ...
-
Yaşı en çok ele veren etkenlerden biri göz kapaklarındaki düşmedir. Bu bölgedeki kas dokusunun gevşemesi ve ciltteki elastikiyet kaybının rol oynadığı bu değişimi geri çe...
-
Yaşlanma belirtilerinden ilk nasibini alan göz çevrenizdir. Artık göz çevresindeki yaşlanma belirtilerinin tümüne birden etki eden bir çözüm var; Nucleofill Eyes. Bu yeni...
-
Yeni nesil bir dolgu maddesi olan HarmonyCa, yüze hacim vermekle kalmıyor ciltteki kolajen sentezini artırarak uzun süreli anti-aging fayda da sağlıyor.
-
Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş Paris Işıltısı tedavisinin göz çevrenizde yaratacağı etkiyi anlatıyor.
-
Yavaşlayın, kendinizi zamanın akışına bırakın ve riskleri minimuma indirin... "Yavaş yaşam" kavramı, gençleşme tekniklerimizi de etkiliyor. Doğal sonuçlarla biz...
-
Yaşla beraber düzleşen yanaklar, yüze çökük ve yorgun bir ifade verir. Neyse ki dolgu maddeleriyle yanakları yeniden biçimlendirmek, yüzde daha genç bir görünüm yaratmak ...
-
Yaşla beraber yüzün üst kısmında meydana gelen değişikliklerden biri de şakaklardaki hacim kaybıdır. Şakakları doldurmak yüze daha genç, daha dinamik bir görünüm vermekte...
-
Çene hattına yapılan dolgu ile hem yüzde lift etkisi yaratmak hem de çok daha çekici görünmek mümkün. Bu tekniğin detaylarını ve sizin için neler yapabileceğini Dr. Musta...