30’larda Estetik

30’larda Estetik

“Bu, yaşlanma işaretlerinin henüz çok belirgin olmadığı bir zamandır. 30’lu yaşlarındaki hastalar genel olarak yetişkin aknesi, güneşe bağlı lekeler, donuk, cansız bir cilt ve genişlemiş gözeneklerden şikayetçidir. Tabii bu yaşa kadar nasıl bir yaşam tarzı sürdüğünüz de cildinizin nasıl göründüğünü belirleyen son derece önemli bir etkendir.”

Dr. Mustafa Karataş

BAŞLICA SORUNLAR

Lekeler: Eğer 20’li yaşlarınızda güneşin altında çok zaman geçirdiyseniz ve koruyucu kullanmadıysanız, güneşin cildinize verdiği zararlar artık belirgin bir hale gelmeye başlamış olmalı. Bu zararın ilk belirtilerinden biri kahverengi lekelerdir. Neyse ki hem evde hem de uzman kontrolünde yapılabilecek pek çok şey var. Ama en önemlisinin cilt bakım rutininize etkili bir koruyucu eklemek olduğunu unutmayın.

Donuk ve mat bir cilt: Yirmili yaşlarda cildinize iyi bakmadıysanız, üstüne bir de 30’lu yaşlardaki kariyer, evlilik, sosyal hayat derken- yoğun ve stresli dönem eklenince tüm bunların cildinize yansımaması imkansız. Uykusuz geçen geceler, kötü beslenme, stres, alkol ve sigara cildin donuk, mat ve cansız görünmesine neden olur.

KİLİT ÜRÜNLER

Cilt temizleyiciler: “Otuzlu yaşlarındaki hastaları doğru bir cilt bakım rutini geliştirebilmeleri için bilgilendiriyorum. Bu onların 40’lı, 50’li hatta 60’lı yaşlarında nasıl görüneceklerini belirleyecek önemli bir zaman dilimi. Yani, doğru uygulamaları yaptırır, doğru ürünleri kullanırlarsa ciltlerinin geleceğinde önemli bir fark yaratabilirler.” Anti-aging uzmanı Dr. Mustafa Karataş, akne sorunu yaşayanlara günde iki defa salisilik asit içeren bir temizleyici kullanmalarını öneriyor. “Çok yorgun olduğunuzda bile en azından makyajınızı temizlemeniz gerektiğini unutmayın ve baş ucunuzda her zaman ıslak makyaj temizleme mendilleri bulundurun.”

Güneş koruyucular: “Her yaştaki hastalarıma geniş spektrumlu ve yüksek SPF’li bir ürün kullanmalarını öneriyorum. Etkili bir güneş koruyucuyu cilt bakım rutininize ne kadar erken eklerseniz  kadar iyi.” Karataş, hastalarının düştüğü en büyük hatanın kış aylarında güneş koruyucu kullanmamaları olduğunu söylüyor. “Bulutlu bir günde  bile güneşin zararlı ışınları iş başındadır. Eğer erkenden yaşlanmak istemiyorsanız pratik uygulanan bir güneş koruyucu edinin ve ondan vazgeçmeyin. Hassas göz çevresi içinde içinde güneş koruyucu ajanlar bulunan bir nemlendiriciyi tercih edin ve güneş gözlüklerinin bu konudaki maharetini gözardı etmeyin!”

Serum: “Artık sadece bir nemlendirici sürmenin yetmeyeceği bir yaştasınız. Cilt bakım rutininize serbest radikallerin cilde verdiği zararı önlemek için antioksidanlar açısından

zengin bir serum eklemenizi öneriyorum. Hatta böyle bir serumu 20’li yaşlarındaki hastalarıma da tavsiye ediyorum.”

Retinol: “İçeriğinde bir A Vitamini türevi olan retinol bulunan kremleri hem akneye meyilli ciltlere hem de cildindeki matlık, cansızlıktan şikayetçi olan hastalara öneriyorum. Bu aktif madde cildin kendini yenileme sürecini hızlandırıyor ve cildi ölü hücrelerden arındırıyor. Düşük konsantrasyonlu kremler bile harikalar yaratıyor. Daha ileri yaşlarda kırışıklıklar ve ince çizgiler için de daha güçlü formülleri öneriyorum.”

Olmazsa olmaz:  Göz çevresindeki deri hem çok ince hem de çok hassastır. Bu da yaşlanma belirtilerinin ilk olarak bu bölgede görüneceği anlamına geliyor. Karataş, içinde antioksidanlar, hyalüronik asit, retinoid, AHA gibi etken maddeler bulunan bir formülü tercih etmenizi öneriyor ve düzenli olarak göz kremi kullanmayı alışkanlık haline getirmeniz gerektiğini söylüyor.

MUAYENEHANEDE

Peeling tedavileri: “Ayda bir hafif bir kimyasal peeling yaptırmak doğru bir strateji. Cildi ölü hücrelerden arındıran bu işlemi özelikle  genişlemiş gözeneklerin, kahverengi lekelerin görünümünü hafifletmek ve cilde parlak, taze bir görünüm vermek için öneriyorum.” Dr. Mustafa Karataş, mikro-dermabrazyon tedavisinin de asit peeling tedavileri ile aynı etkiye sahip olduğunu belirtiyor ve ekliyor; “Peeling tedavilerine sadece bugün için değil gelecek için de bir yatırım olarak bakmakta fayda var.”

Botox: Dr. Mustafa Karataş, eğer çok mimikli bir ifadeniz varsa botox enjeksiyonlarına 30’lu yaşlarda başlamanın doğru bir cilt bakım stratejisi olduğunu söylüyor. “Çok minik dokunuşlar sizi ileride oluşacak ince çizgiler ve kırışıklıklardan koruyacaktır.” Burada söz konusu olan alın ile kaşların arasında oluşan mimik çizgileri ve göz kenarlarındaki kaz ayaklarıdır.

Lazer tedavileri: Karataş, özellikle ilk gençlik yıllarını ve yirmili yaşlarını güneş altında saatlerce kavrularak geçirenlerin bunun cilt üstünde yarattığı olumsuz etkiyi 30’lu yaşlarda görmeye başladıklarını söylüyor. “Bu hastalar genelde erken ortaya çıkan çizgiler ve renk düzensizliklerinden şikayetçidir. Altı seanslık bir Clearlift Lazer tedavisinin büyük faydasını göreceklerdir. Bu tedaviyi, renk düzensizliklerinde etkili olan peeling işlemleri ile kombine etmek mümkün.

Hemen Doktorunuza Sorun