Yüzde En Büyük Sorun Hacim Kaybı

Medikal Estetik Hekimi Dr. Mustafa Karataş daha çekici bir çehre yaratmanın sırrının simetride yattığını söylüyor ve yaşlanma belirtilerine karşı en etkili teknikleri anlatıyor.

Aynaya baktığınızda yüzünüzde sizi rahatsız eden bir şeyler var, ama bunun ne olduğunu tam olarak teşhis edemiyorsunuz. Ayrı ayrı baktığınızda burnunuz, dudaklarınız, hatta tüm hatlarınız düzgün görünüyor ama sanki bir sorun var. O sorunun simetri, daha doğrusu asimetri olması büyük ihtimal. Mesela burnundan hoşnut olmayan, ameliyat olmaya kararlı birinin aklına asıl sorunun burnu değil simetri problemi olabileceği gelmez. Medikal Estetik Hekimi Dr. Mustafa Karataş, “Selülit için tedaviye gelen bir hastam vardı. Bir gün sohbet ederken burun ameliyatı olmak istediğini söyleyince, çenesine bir parça dolgu yapmayı önerdim. Çünkü asıl sorun çenesinin içeride olması, bu yüzden de burnunun daha güçlü bir etki yaratarak ön plana çıkmasıydı. Dolguyla çenesini belirginleştirerek öyle başarılı bir sonuç aldık ki, burun ameliyatından vazgeçti.”

Denge Unsuru
Karataş “Neredeyse tüm hastaların yüzünde dengesizlik vardır, asıl soru buna neyin neden olduğudur,” diyor. “Bunu belirledikten sonra, amaç yüzde bir denge, bir uyum yaratarak ilgiyi hastaları rahatsız eden özellikten uzağa çekmek ve yüzün diğer bölümleriyle uyumlu olmasını sağlamaktır. Mesela bir yanak daha boş, diğer yanak daha çıkık ve belirgin görünüyor diyelim. Daha düz olan tarafa yapılacak dolgu ile iki yanakta da aynı formu yaratarak yüzde daha çekici bir etki yaratmak mümkün. ”

Birçok kişi farkında olmasa da genelde yüzün iki yanının birbiriyle aynı, yani simetrik olmadığını söyleyen Dr. Mustafa Karataş, aradaki bu farkıllık ne kadar fazlaysa estetik olarak o kadar olumsuz bir etki yarattığını belirtiyor. “Estetikte amaç daha dengeli bir yüz yaratmaktır. Yüzde asimetri varsa minik dokunuşlarla yüzü daha simetrik göstermek ve yüz oranlarını iyileştirerek bir denge yaratmak mümkün. Bu tarz uygulamalar yaptığım hastalar, ufak müdahalelerin görünümlerinde nasıl olumlu bir değişim yarattığını görerek hem şaşırıyorlar hem de çok mutlu oluyorlar.”

Hacmi Geri Kazandırın
Kadınların çoğu yüzlerindeki yaşlı görünümün sorumlusunun çizgiler ve kırışıklıklar olduğunu düşünür. Doğal olarak da anti-aging tedavilerde de sadece kırışıklıklara yönelik işlemleri tercih ederler. Ama yüze yıllar katan esas sorumlu hacim kaybıdır.

Dr. Mustafa Karataş bu estetik problemi şöyle anlatıyor: "Yaş aldıkça, yanaklardaki hacim kaybolur ve yüzün alt kısmında yağlanma başlar. Doğru şekilde uygulandığında hacim, yüze taze ve sağlıklı bir görünüm verir ama bunun da bir limiti var. Ne işlem yapılırsa yapılsın esas olan sonucun doğal görünmesidir. Estetik müdahalelerde ‘ne kadar çok o kadar iyi yaklaşımından kesinlikle kaçınmak gerekir.”

Yüzdeki hacim kaybı ve yüzdeki dokuların zamanla yer değiştirmesinin en önemli sonuçlarından biri de yüz kontürünün belirginliğini yitirmesidir. Karataş, doğru yerlere hacim vererek kaybolan yüz kontürünü yeniden yaratmanın mümkün olduğunu ve bu anlamda elimizdeki en güçlü silahın dolgu maddeleri olduğunu söylüyor. “Yanak ve şakaklardakı yağ azaldıkça, yüzün şekli değişir ve üçgen görünümünden uzaklaşarak daha düz bir hâl alır. Çok düz ve yeterince ileride olmayan yanak kemikleri yüzün dengesini bozar. Yüzdeki hacmin büyük kısmı ikinci otuzlu yılların sonuna doğru kaybedilir ve tam da bu dönemde bu kayıp telafi edilmelidir.”

Gölgeler Yaşlı Gösterir
Yanakların alt kısımlarıyla, burnun ve ağzın dış kısımlarında hacim kaybı meydana geldikçe ağız çevresinde gölgeler oluşur, bu da yüze yaşlı bir görünüm verir. Dr. Mustafa Karataş, “Genç bir yüz üstüne düşen ışığı kusursuz bir şekilde yansıtır. Çünkü yüzde gölgelenmelere neden olacak girintiler, çökmeler yoktur,” diyor. “Bu bölgelerin içini doldurduğunuzda yüz çok daha genç, taze görünür. Mesela yanaklara ve gözyaşı yoluna dolgu maddesi enjekte etmek ağız ve burun çevresindeki kıvrımları daha az belirgin bir hale getirir.”

Karataş, yaşı ele veren önemli faktörlerden birinin de şakak bölgesindeki çökme olduğunu söylüyor. “Genellikle gözden kaçan bir estetik sorundur. Çoğu insan şakak bölgesinde yaşanan çökmenin farkında olmaz. Bu, özellikle çok fazla egzersiz yapan hastalarımda çok sık karşılaştığım bir problemdir.”

Genetik nedenlere ya da kötü yaşam seçimlerine bağlı olarak 20’li yaşlarda bile görülebilen gözaltı bölgesindeki çöküklükler, yüze yorgun, yaşlı bir görünüm verir. Karataş, “Dolgu maddeleri ile bu çöküklükleri doldurmak anında daha genç ve enerjik görünmenizi sağlar,” diyor ve uyarıyor: “Ancak gözaltındaki deri çok hassas ve ince olduğu için mutlaka bu işlemi daha önce yapmış, işinin ehli bir uzmana başvurmalısınız.”

Hemen Doktorunuza Sorun

  • Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    Botoks Hakkında Bilinmesi Gerekenler Anti-aging dünyasının en çok istenen ve en çok uygulanan kırışıklık karşıtı uygulaması hakkında bilmeniz gerekenler, doğru bilinen yanlışlar ve merak ettikleriniz…

  • Gözlerdeki Yaşlanma İzlerini Silin

    Gözlerdeki Yaşlanma İzlerini Silin Minik dokunuşlarla göz çevrenizde taze, pürüzsüz bir etki yaratmak mümkün. Dr. Mustafa Karataş, sizi olduğunuzdan yaşlı ve yorgun gösteren ince çizgilere, morluklara ve e...

  • Estetik Uygulamalarda Unutulan Yerler

    Estetik Uygulamalarda Unutulan Yerler Yüzünüz ne kadar genç görünürse görünsün, göz ardı edilen bazı hassas bölgeler yaşınızı ele verir. Boynunuza, ellerinize, siluetinizi bozan diz kapaklarınıza özen gösterm...

  • Estetikte İşinin Ehli Bir Doktor

    Estetikte İşinin Ehli Bir Doktor Daha çekici görünmek için yola çıkıp, mutsuz olanlar kervanına katılmamak için yüzünüzü emanet edeceğiniz uzmanı doğru seçin.

  • Yaş Otuz Beş…

    Yaş Otuz Beş… Ve en keyifli yıllarınız henüz başlamadı bile! Eskiden yolun yarısı olarak algılanan bu yaş, artık kadının en çekici, en güzel zamanları olarak görülüyor.

  • 40’lı Yaşlarda Anti-Aging

    40’lı Yaşlarda Anti-Aging Eğer 30’lu yaşlarınızda düzenli olarak botoks yaptırdıysanız 40’larınıza minimum kırışıklıkla girme şansına sahip oldunuz.